Hakkımızda

ABDULLAH ÇAVUŞ
www.abdullahcavus.com.tr

YOLSUZLUKLA MÜCADELE İÇİN TOPLUMSAL MUTABAKAT ŞART

Yolsuzluk, son yıllarda Dünyanın gündemini işgal eden en önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerçekten Avrupa Konseyinde ve Birleşmiş Milletlerde yolsuzlukla ilgili olarak yapılan çalışmalarda, bu kriminolojik ve sosyolojik olayın basit bir rüşvet veya başkaca bir haksız menfaat temin etmenin ötesinde, demokratik rejimleri tehdit eden, gelir dağılımını bozan hatta ekonomik düzeni kökünden sarsan bir olgu olduğu kabul edilmiştir.

Yolsuzluk kavramı, dünyada olduğu gibi, ülkemiz kamu oyunun ve basınımızın gündeminden de hiç düşmemektedir.

Özellikle önceki yıllarda ki, Bayındırlık ve İskan Bakanlığında yapılan “Vurgun Operasyonu”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında yapılan “Beyaz Enerji Operasyonu” , hayali ihracatla ilgili olarak yapılan “Örümcek Ağı Operasyonu” ile “Bufalo” , “Balina” “Kartal” gibi orijinal hayvan isimleri verilmiş değişik alanlarda ki operasyonların yanında , bankacılık alanında yapılan “Kasırga” gibi operasyonlarının, yazılı ve görsel basında ayrıntılı olarak yer alması sonucu, yolsuzluk kelimesi günlük yaşantımızda en çok karşılaşılan ve kullanılan kelime olmuştur.
Polis teşkilatının yaptığı operasyonların yanında polis sorumluluk bölgesi olarak bilinen yerlerde Jandarma teşkilatlarınca yapılan operasyonlarda ülkemizde günlerce tartışılmıştır. Üstelik bu operasyonların sonucunda ilgili bakanlar da 57. hükümet döneminde görevlerinden istifaen ayrılmak zorunda kalmıştır.

Daha sonra da bu operasyonları yapan ekiplerin bağlı olduğu içişleri Bakanın da bu bakanlıktan alınarak başka bir bakanlığa ataması yapılmak suretiyle, görevinden istifa etmesi sağlanmıştır.

Bu olaylar sonucu, Millet olarak, “Hortumculuk”, “Kravatlı Mafya”, “Tapınak Şövalyeleri” , “Nufuz Casusları” ve son olarak ,“Ali Dibo Şirketleri” gibi yolsuzluk içerikli yeni kavramları da öğrenme durumunda kaldık. Bunların yanında , 58. Hükümetin önerisi ile TBMM bünyesin de oluşturulan “ Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu” nun sonuçlanan çalışmaları da , Yüce Divan’a gönderilen eski bir Başbakan’ın yanında bakanların sayılarındaki çokluk bakımından, dikkatleri Yolsuzluk kavramı üzerine çekmiştir.

Ancak Yüce Divanda Sonuçlanan bazı davaların zamanaşımına uğraması yada 57. hükümet döneminde çıkarılan af kapsamında değerlendirilmesi ve yapılan yolsuzluk operasyonlarının akıbeti konusunda ki kafalarda oluşan belirsizlikler sonucunda, vatandaşlarımızın yolsuzlukla mücadeleye olan inançları da kaybolmaya başlamıştır.

Son olarak ülkemizde yaşanan 17 – 25 Aralık sürecindeki olaylar dikkatleri yolsuzluk, yolsuzlukla mücadele ve bunlar üzerinden iktidar, güç, hesaplaşmalarına çekmiştir.

Kanımızca yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele kavramı siyasetin içine çekildiği müddetçe tez, anti tezi doğurur mantığı ile hareketle bir kayıkçı kavgasına dönüşecek ve yolsuzlukla mücadele konusunda asla yol alınamayacaktır. Nitekim tarihe bakıldığında her siyasi iktidar döneminde mutlak süretle yolsuzluklardan bahsedilmiş, bu konu etrafında büyük tartışmalar yaşanmış bu nedenle iktidarlar değişmiş ancak konu siyaset malzemesi yapıldığından, yolsuzluk yapanların cezalandırılması konusunda bir arpa boyu yol alınamamıştır.

Yolsuzluklar, toplumsal değer varlıklarının kaybedilmesi, toplumsal denetimin yok olması, kişi başına düşen milli gelirin azlığı ve dağılımındaki adaletsizliği, eğitim seviyesinin yetersizliği, hukuk kurallarının yetersizliği ve cezaların caydırıcılığının bulunmaması, demokrasi kültürünün yeterli seviyeye ulaşmamış olması, spekülatif ve haksız kazanç eğilimlerinin yaygınlığı, kamu kurumlarının ekonomik alanlarındaki varlığının büyüklüğü, özel sektörün hazine bağımlılığı, medya ve siyaset ilişkilerinin kredi ve teşvike dönüşmesi, makam ve mevkilerin ganimet gibi dağıtılması gibi nedenlere bağlı olarak yaygınlaşmakta ve büyümektedir.
Şimdiye kadar, yolsuzluk ve rüşvet denildiğinde, akla sadece bir iki kurum ve kuruluş gelirken, bu gün için, Devlet Tiyatroları, Türk Dil Kurumu, Üniversiteler gibi; ilimin, sanatın, iyiliğin, güzelliğin, eğitiminin yapıldığı ve toplumsal kültürümüzün oluşmasına yol açan kurumlarda da yolsuzluklara rastlanır olması olayın boyutları açısından oldukça düşündürücüdür.
Ülkemizde yolsuzluğun etkileri bugün tahrip edici boyutlara ulaşmıştır. Yolsuzluğun genel ve olumsuz etkisi, devlete, yönetime ve sisteme olan inancın azalması olarak karşımıza çıkmaktadır. Yolsuzluk, yaygınlığı ve büyüklüğü ile doğru orantılı olmak üzere demokrasinin temellerini sarsmakta ve siyasete olan güven zarar görmektedir. Yıkıcı etkileri ve sonuçları olan yolsuzluğa karşı yürütülecek mücadelenin de top yekun ve uzun süreli olması gerekmektedir.

Cumhuriyetimizin kurucusu yüce ATATÜRK “Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler” diyerek yıllar öncesinden gelecekte milletimizi bekleyen en büyük tehlikenin bugün yaşamakta olduğumuz üretmeden , çalışmadan nasıl olursa olsun ,haram helal demeden, köşeyi dönme mantığına kapılmış olan toplum olduğuna dikkatleri çekmek istemiştir.
Yolsuzlukla mücadelede, sadece ceza hukuku araçlarıyla başarıya ulaşılabilmek mümkün değildir. Bu alandaki mücadelede, Devletin işleyişindeki şeffaflık büyük önem arz etmekte; cezaî tedbirlerin yanında özel hukuk ve idare hukuku alanında da bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Ayrıca bu mücadeleyi yürütecek personelin nitelikli hâle getirilmesi için bunlara özel eğitim verilmesi ve kamuoyunun sivil toplum kuruluşları kanalıyla, yolsuzluk konusunda aydınlatılması da önem taşımaktadır.

Bugün için yolsuzlukla mücadele konusu, tek başına hiçbir kuruma veya kuruluşa bırakılamayacak kadar önemli bir husustur.

Başarıya ulaşmak için demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan, Yasama, Yürütme, Yargı erklerinin yanı sıra medya ve sivil toplum kuruluşlarının hep birlikte  Milli bir mutabakat çerçevesinde mücadele etmesi gerekmektedir.
Bu düşünceden hareket ile epey zamandır düşünce aşamasında olan, iş bu “El Ele Temiz Türkiye” isimli dergi
çalışması ekonomik imkansızlıklar nedeniyle E- dergi olarak yayın hayatına başlamaktadır. 

Dergimiz interaktif bir dergi olup, konu ile ilgili olası çalışmalar dergiye her zaman eklenme imkanına sahiptir.
Akademi Komutanlığı Milli Güvenlik Akademisinin 49. Dönem Eğitimlerini başarıyla tamamlayıp diplomasını
almıştır.

Dergimizde;
1. Temiz toplum
2 Temiz yönetim
3. Temiz siyaset
4. Temiz çevre

konuları başta olmak üzere toplumsal, kültürel, ve dini inançlarımızdaki ahlak, etik anlayışının getirdiği dürüst, üretken, ülkesine, milletine ve insanlığına faydalı, yararlı işler sağlayacak bireylerin yetişmesi ve bu bireylerden oluşan toplumsal yapıda yolsuzlulukla mücadelede kararlığını oluşmasını temin edecek her konuda yazılar ve yayınlar yapılması amaç edinilmiştir.

Burdan hareketle, dergimizde ülkemizde batık bankalar olarak bilinen ve TMSF tarafından çok ciddi ve başarılı çalışmalar yapılan banka hortumlaması konusundaki, raf temizliği adı altında yayınlanan raporlar, TBMM çatısı altında oluşturulan yolsuzluk, ve yolsuzlukla mücadele konusundaki araştırma, soruşturma komisyonu raporları, Anayasa Mahkemesi, yüce divan kararları, YÖK tez merkezinde yayınlanma izni bulunan doktora ve master tezleri, araştırmacıların, konuyla ilgili diğer kişilerin bilgilerine arz edilecektir.

Keza ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar ve yolsuzlukla mücadele konusundaki dünya uygulamaları da dergimizde yer alacaktır. Son olarak ülkemizdeki yolsuzlukla mücadele konusunda yapılan çok sayıdaki mevzuat değişikliği oluşturulan yeni kurumlar, yolsuzlukla mücadele eylem planları konusunda yapılanlar ve halkımız tarafından çok bilinmeyen çalışmalara yer vermeye çalışılacaktır.

Amacımız yolsuzluklar üzerinden siyaset yapmak değil, bilakis yolsuzluğun ve yolsuzlukla mücadelenin siyaset malzemesi yapılmasının önüne geçmek suretiyle yolsuzlukla mücadelenin tüm toplumsal katmanlar, siyaset, bürokrasi, iş adamı, STK’lar, tarafından el birliğiyle yapılması için bir toplumsal mutabakat oluşturulmasına katkı vermektir.

Dergimizin hayırlı olmasını diler, saygılar sunarım.

ÖZGEÇMİŞ
Abdullah Çavuş Kırşehir Kaman doğumlu olup, Uludağ Üniversitesi İİBF Kamu Yönetimi bölümünü 1987 yılında bitirmiştir. Daha sonra Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Bankacılık ve Finans Bölümünde Uluslararası Finansal Raporlama ve Denetim isimli Yüksek Lisans programı “ Şirket Yolsuzlukları ve Denetimi” isimli çalışmasının kabulü ile başarıyla tamamlamıştır.Abdullah Çavuş 1990 – 2000 yıllarında Harp Akademi Komutanlığı Milli Güvenlik Akademisinin 49. Dönem Eğitimlerini başarıyla tamamlayıp diplomasını almıştır.

Kamuda Vergi Denetmeni (Vergi Müfettişi), Mali Suçlar Araştırma Kurulu Uzmanı (MASAK) olarak çalışmıştır.  Birçok sivil toplum kuruluşunda başkan ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış olan Abdullah Çavuş, halen Bağımsız Denetçiler Derneği ve Yolsuzlukla Mücadele Derneği Genel Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Abdullah Çavuş tarafından yolsuzluk, yolsuzlukla mücadele ve bağımsız denetim konularına ilişkin olarak hazırlanan ve yayında bulunan web siteleri aşağıdaki gibidir;

www.eleletemizturkiye.com
www.aloyolsuzluk.com
www.karapara.gen.tr
www.kayitdisiekonomi.com
www.ombudsman.gen.tr
www.toplumsalempati.com
www.baded.org.tr
www.etikturkiye.com
www.yolsuzluklamucadele.org